THE OASIS OF GARDENS
WOMEN'S SKILLS DEVELOPMENT CENTER
Tasarım sürecinde bizi en çok etkileyen, mimarlığın burada yaşayanların hayatlarını nasıl değiştirebileceği ve onların sorunlarını çözmelerine nasıl yardımcı olabileceği oldu. Bu özel konuya yardımcı olmak için projenin tasarım hedeflerini belirlemeye karar verdik. Amacımız buradaki kadınların ihtiyaçlarını karşılamak, seslerini duyurmak ve yenilikçi fikirlerle onlara yeni beceriler kazandırmaktı. Öte yandan, girişimcilik faaliyetlerinden yararlanarak kadınları potansiyellerini fark ettirerek güçlendirmeyi amaçladık. Ayrıca burada kadınların farklı aktiviteler yaşaması da tasarım hedeflerimizden biriydi. Son olarak bu mekana ait olmayan bir mimari tasarım sergilemek istemediğimiz için kendi tasarımımızda Nijerya'nın mimari kültürünün izlerini kaybetmeden bu kültürü yenilikçi bir yaklaşımla birleştirmemiz gerektiğini düşündük. Öyleyse,
Nijerya'nın kültürel değerleri ile birlikte bu amaçları ve çevre koşullarını göz önünde bulundurarak kararlar aldık.
Tasarıma başlarken arsa sınırları içindeki Katampe Yolu referans alınarak toplu yerleşim kararı aldık. Bu alanın üç tarafı dışarıya kapalı, bir tarafı araziye en yoğun ulaşımı sağlayan Katampe yoluna bağlanıyor.
Bir araştırma yaptık ve Nijerya'da özellikle konut binalarının bir mahkeme etrafına yerleştirildiğini, çünkü Nijerya'nın geleneksel mimarisini yaşatmak istediğimizi anladık. Nijerya geleneksel mimarisinde önemli bir unsur olan avluyu, yerleşim kararımızla elde ettiğimiz fırsatı değerlendirerek projemize dahil etmek istedik. Mahkemeyi buradaki kadınlara daha özel kılmak istedik. Arazinin doğal yükseltilerinden yararlanarak avluyu arsaya giriş kotu olan 0,00 kotundan -2.00 kotunun altına konumlandırdık. Ayrıca avlunun bina içindeki işlevlere daha fazla hizmet etmesini istediğimiz için avluyu bodrum kat -5.00 ve zemin kat -2.00 olmak üzere iki farklı seviyede oluşturmaya karar verdik.
Tasarımın yapılacağı araziyi ve çevresini inceledikten sonra arazinin büyük bir bölümünün yeşil olduğunu gördük. Mevcut yeşili korumanın ve yeniden üretmenin önemli olduğunu düşündüğümüz için yeşil alanları tasarımımıza dahil ederek genişlettik. Bu nedenle, projenin her bölümünde kadınların yeşilden yararlanabileceği bir tasarım oluşturabileceğimizi düşündük. Yeşilin tasarımın her alanında olmasını istedik ve yeşili sadece dış mekanlarda görmek yerine çatı bahçeleri ve iç bahçelerle tasarımımıza getirdik. İç bahçelerle kitleleri daha çok vurgulamak ve yeşili daha yeşil hissettirmek için bloklar arasında bu vurguyu destekleyen çatı bahçeleri oluşturmak istedik. Bu etkiyi artırmak için iç bahçeler ve çatı bahçeleri ile kitlelerin ilişkilerini, yerleşimlerini ve yüksekliklerini belirledik.


Nijerya kültürünü gözlemlediğimizde çeşitli festivallerin düzenlendiğini ve festivallerin insanların sosyalleşmesi için iyi bir araç olduğunu gördük. Tasarımımızdaki çeşitli festivaller sayesinde kadınların toplumla bütünleşmesini ve festival etkinliklerinde aktif rol almasını hedefledik. Festivallerin yapılacağı bir halk meydanı tasarlamak istedik. Bu meydanı arsa kotlarına uygun olarak girişten daha düşük -1.00 kotunda inşa ederek kamusal alana dönüştürmeyi amaçladık. kadınlar bu binada yaptıkları işleri duyurabilsinler diye bu meydan. Burada düzenlenmesini istediğimiz şenliklerden biri de dikey tarımdaki uygulamaların anlatıldığı tarım şenliğidir. ürünlerin işlenmesi gösterilir, sergilenir ve satılır. Gerçekleştirmek istediğimiz diğer festivaller ise yemek atölyesinde yapılan ürünlerin tarımla üretildiği ürünlerin kullanıldığı yemek festivali ve ahşap atölyesinde yapılan eserlerin sergilendiği ahşap festivalidir. Ayrıca burada düzenlenen festivaller ve tasarımımızdaki satış alanı sayesinde kadınlara maddi kazanç sağlamayı hedefledik.
Nijerya'nın geleneksel mimarisinin yansımalarını, amacımıza hizmet edecek daha modern ve yenilikçi bir yaklaşımla tasarımımıza dahil etmeyi amaçladığımız için en uygun malzemeleri seçtik. Nijerya'nın geleneksel mimarisinde ahşap kullanımının oldukça yaygın olduğunu gördük. Geleneksel mimariyi yaşatmak ve karbon ayak izini azaltmak için ahşap taşıyıcı sistem tasarladık. Günümüzde yenilikçi tekniklerle yaygın olarak kullanılan ahşap taşıyıcı sistem sayesinde geleneksel mimariyi modernize ederek tasarımımıza yansıttık. Son olarak, tasarımımızda geleneksel bir malzeme olan bambuyu kullandık çünkü doğru teknikle kurulduğunda su geçirmez bir çatı sistemi oluşturmamıza yardımcı oldu. Bu materyali kullanarak,

